Modern
tıbbın yaygın olduğu gelişmiş ülkelerde koruyucu hekimliğe önem
verilir. Örneğin; kadınların her 6 ayda bir Kadın Hastalıkları
ve Doğum Hekimine gitmesi, kanser erken teşhis muayenesi
yaptırması, erkeklerin 50 yaşından sonra yılda bir kere prostat
muayenesi yaptırması önerilir. Ayrıca herhangi bir hastalık
çıktığında veya ufak şikayetlerde bile hemen ilgili hekime
gitmesi, insanlara öğretilerek hangi hastalık olursa olsun erken
dönemde saptanması ve tedavisi yönünde çaba sarfedilir.
Böyle sağlığına önem veren toplumlarda insanlar cinsel sorunları
olduğunda da uzmanlaşmış hekimlere çekinmeden başvururlar.
Kimler cinsel sorunların tedavisinde faydalı olabilir? Dünya
seksoloji kurumunun ve tıbbi seksolojide öncülük etmiş
ülkelerdeki kurumlar ‘‘tedavi’’ sözcüğüne önem ve değer
verirler. Bir hastalığın tedavisini yapabilen ancak hekimdir.
Maalesef ülkemizde, yeni bir mileniuma girdiğimiz halde insanlar
hala üfürükçülere, etrafları tarafından kendilerine ‘‘hoca’’
dedirten yeteneksiz ve ayrıca diplomasız insanlara giderek şifa
arıyorlar. Insanların birçoğu ne yazık ki bu eğitim
düzeyindedir. Gazetelerden, televizyon haberlerinden cinsel
sorunları olan kişilerin hala bu tür üfürükçülere
başvurduklarını izliyoruz.
Cinsel sorunların başında fonsiyonel (işlevsel) cinsel
bozuklukları gelir. Bunların başında, kadın ve erkekte görülen
cinsel istek azlığı, kadında görülen orgazm olamama ve vajinizm,
erkekte görülen erken boşalma gelir. Bu hastalıkları kim tedavi
edebilir? Şüphesiz bu hastalıkları hekim, yani bir doktor tedavi
eder. Bu hekimin nitelikleri ne olmalıdır? Cinsel sorunların
tedavisinde hekimin tecrübe ve bilgisi çok önemlidir. 25 yıldır
bu alanda ve Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olarak yaptığım
çalışmalarıma ve dünyanın çeşitli ülkelerinde tıbbi seksoloji
alanında çalışan meslekdaşlarımın tecrübelerinden edindiğim
bilgilere dayanarak şunu söyleyebilirim; sadece 6 yıllık tıp
eğitimiyle hekim olmak bile böyle bir tedaviye girişebilmek için
yetmez. Tıbbi seksolojide insanlara faydalı olabilmek için 6
yıllık tıp eğitiminden sonra en az 4 - 5 yıl Kadın Hastalıkları
ve Doğum veya Üroloji veya Psikiyatri dallarında eğitim alarak
uzmanlık belgesi almalı. Bir hekim ancak bu dallarda tecrübe
kazandıktan sonra tıbbi seksoloji dalına yönelip, bu konularda
eğitimden sonra, cinsel sorunların tedavisinde söz sahibi ve
hastaya faydalı olabilir.
Cinsel eğitimle ilgili bilgiler verdiğim bu kitabımda, tedavi
edecek hekimin niteliklerinin ne olması gerektiğinin altını
önemle çizmek isterim. Hekim olmayan ve yukarıdaki sıraladığım
uzmanlık dallarında tecrübe kazanmamış kimselere başvurmayınız.
Tedavi hekimin işidir. Hekim olmayan tedaviyi, hastayı bilmez.
Çok hassas bir konu olan tıbbi seksoloji gerçekten çok tıbbi
tecrübe, bilgi ve etik isteyen bir konudur.
Cinsel sorunları nedeniyle tedaviye alınan eşlerin her ikisi de
tedaviye istekli ve açık sözlü olmalıdır ve gerçekleri
anlatmalıdır. Ayrıca eşler birbirine sevgiyle bağlı olmalı,
aralarında kişisel veya şahsiyet uyuşmazlığı olmamalıdır. Çünkü
eşlerden biri, evlilik dışında cinsel ilişkide bulunduğu biri
daha olursa, o zaman eşinin sorununun çözülmesine yardımcı
olamaz. Çünkü çeşitli tedavi yöntemlerine göre yöntemin
gerektirdiği ev ödevi ve alıştırmaları yapmaktan kaçınacak,
yapıcı bir çaba göstermeye belki de pek gönüllü olmayacaktır.
Her tedavicinin yöntemlere göre hastadan istediği bazı değişik
kriterler olabilir. Eşler tedaviye geldiğinde aralarında normal
bir eş dinamiği, normal bir iletişim olmalı, eşlerden biri baskı
kurmuş olmamalıdır. Tedavi sırasında eşlerden birinde ruhsal
bozukluklar veya şeker hastalığı gibi iç hastalıkları cinsel
sorunun oluşmasında neden olarak çıkıyorsa, cinsel tedaviye
başlamadan önce o sorun konunun uzmanı tarafından tedavi
edilmelidir. Cinsel sorunların tedavisi çeşitli yöntemlerle
yapılır. En yaygın olarak kullanılan yöntemler Masters ve
Johnson, Kaplan, Hartman ve Fithian’ın aşağı yukarı 30 - 40
yıldır uyguladıkları yöntemlerdir. Son yıllarda özellikle
Avrupa’da ve Amerika’da bazı Uzak Doğu yöntemlerine de -örneğin
Tantra gibi- yer verilmeye başlanmıştır. Bu araştırmacıların
geliştirdikleri cinsel tedavi yöntemleri “fonksiyonel cinsel
sorunlar” adını verdiğimiz sorunların tedavisinde uygulanır.
Burada açıkladığımızdan anlaşılacağı gibi cinsel tedavi, normal
cinsel kimliği olan, fakat cinsel fonksiyonunda herhangi bir
nedenle bozukluk görülen kimseye yapılan tedavidir. Diğer bir
deyimle “normal” insanlarda görülen cinsel sorunlara yapılan bir
tedavidir.
Insanlarda daha birçok çeşitli cinsel sorunlar görülebilir.
Böyle durumlarda hastaya cinsel danışmanlıkla fayda sağlanır.
Örneğin yeni bir cinsel kimlik arayışı içinde olan lezbiyen
kadın, bu tür bir cinsel sorun danışmanlığıyla fayda
sağlayabilir. Ancak değişik cinsel sapmaları olan kimseler bu
kimlikleriyle yaşamayı genelde tercih ettiklerinden, tedavi için
hekime başvurmazlar.
Cinsel sorunların tedavisi hem Masters ve Johnson, hem de
Hartman ve Fithian yöntemlerine göre 10 - 12 seansı kapsar. Her
iki tedavici grubu biri St. Louis’de diğeri California’da
çiftleri tedaviye almadan önce, ön şart olarak kendi
ortamlarından 15 gün için çıkarak, tedavi merkezi yakınındaki
bir apartmana veya otele yerleşmesini istiyor. Böylece çiftler
kendilerini sorunları yaşadığı ortamın dışında yeni bir ortamda
buluyor. Cinsel tedavinin başarısında en önemli etkenlerden
biri, eşlerin ev ödevlerini gerektiği şekilde ve sıklıkta
yapmasıdır. Çiftin gayret göstermesi şarttır. Tedavi sırasında
hekim hiç bir zaman yargılayıcı olmamalıdır. Yani sen haklısın,
sen haksızsın diye bir yargı belirtmemelidir. Eşler, sorunu
birbirini suçlamadan ortadan kaldırmayı öğrenmeliler. Bu tedavi
sırasında eşlerin rahat ve huzurlu bir ortamda olmalarına
çalışılır. Bunun için gebe kalma korkusunu ortadan kaldırmak
için, öncelikle güvenli bir gebeliği önleyici yöntem
kullanmaları önerilir. Her iki eş ayrı ayrı dinlenir. Daha
sonraki oturumda her iki eş ve hekim bir nevi yuvarlak masa
toplantısı adı verilen bir toplantı yapar. Burada eşlerden
alınan bilgilere göre yanlış bilgiler ve davranışlar tartışılır.
Bundan sonra çifte birleşme veya cinsel birleşmeye teşebbüs
yasaklanır ve eşlere evlerinde özel olarak uygulayacakları ev
ödevi veya cinsel alıştırmalar tarif edilir. Burada her sorunun
tedavi programı, yani ev ödevi ayrılıklar gösterir. Bu ev
ödevlerinin amacı her iki eş arasında yavaş yavaş bedensel ve
ruhsal ilişkiyi geliştirir. Genel olarak ilk ev ödevlerinde
cinsel organlar ve göğüsler dışındaki bölgelere dokunmalarına
izin verilir. Daha sonra çiftin ve sorunun durumuna göre bu
kısıtlamalar yavaş yavaş kaldırılarak, sorunu çözebilecek
doyumlu bir cinsel beraberliğe ulaşmaları sağlanır.
Bu tedavi yöntemleriyle son 30 - 40 yılda birçok çift tedavi
edilmiş ve aileler yıkılmadan kurtulmuştur. Bu tedavi
yöntemleri, Dr. Akif Poroy tarafından tek tek kadın ve
erkeklerde veya çiftlerde uygulanıyor.
Jinekoloji Uzmanı Dr. Akif POROY |